Kuşak ya da jenerasyon; aynı dönemlerde doğup benzer olayları yaşayıp benzer teknolojileri kullanan, genellikle benzer hayatları yaşadıkları için karakteristik, davranış ve bakış açılarının benzerliği bulunan kişiler kuşakları oluşturur. Gençlerin “ya bu annem-babam beni anlamıyor” ya da diğer bakış açısıyla “ah bizim zamanımızda böyle miydi?” gibi soruların temelinde kuşaklar arasındaki uyuşmazlık yatıyor. Evet sizin zamanınızda böyle değildi ama zaman değişti. Dönemin sosyal ekonomik vb. olayları kuşakları derinden etkiler. Bu farklılaşmalar ile aynı hayatların devam etmesi olası değildir.

Var olan kuşaklar ve bunların özelliklerine kısaca bakalım.

Sessiz kuşak (<1946)

Cumhuriyet kuşağı ya da Geleneksel kuşak olarak da adlandırılır. Baby boomerdan önceki kuşak olan sessiz kuşak 1929 ekonomik buhranı ve 2. Dünya savaşı gibi zorluklar yaşamışlardır. Bu kuşağın geniş aileler ve yakın komşuluk ilişkileri gibi sosyal ögeleri fazladır. otoriteye saygı, sadakat ve çalışkanlık gibi özelliklerin en yüksek olduğu kuşak sessiz kuşaktır.

Bebek patlaması kuşağı (1946-1964)

2. Dünya savasının ardından yükselen doğum hızı ile bebek patlaması yaşanmıştır. Bu dönemde doğanlara da “baby boomer” ismi verilmiş. Bu nesil teknolojiden oldukça uzaktır. Dönemlerinde teknoloji yaygın olmadığı için kendi işini kendi yapan, çalışkan ve iş sadakatleri yüksek bir nesildir. Bu nesil için hem çocuklarına hem de anne babalarına bakmışlardır ifadesi kullanılır.

X kuşağı (1965-1979)

Bebek patlamasının ardından gelen x kuşağı kurallara sadık, otoriteyi kabul eden, çalışkan kuşaktır. İş motivasyonları yüksek ve yeterince çalışırlarsa iş yaşamında yükseleceklerine inanırlar. Teknolojik gelişmelerin arasında kalmışlardır. Radyodan akıllı telefonlara kadar geniş bir teknoloji aralığını yaşamışlardır. Adaptasyon güçleri yüksektir. Kendi kendisine yeten bununla birlikte sosyal açıdan dışlanmış bir kuşak oldukları gözlenmiştir.

Y kuşağı (1980-1996)

Yeni milenyum ile yetişkinliğe adım atan bu kuşağa “milenyum kuşağı” da denir. En rahat, özgürlüğüne düşkün, marjinal, otoriteye meydan okuyan, teknoloji ile haşır neşir olan kişilerden oluşan bir nesildir. Çocuklukları internet ve cep telefonları olmadan geçen bu nesil son sokak çocukları sayılır. Y kuşağının mottosu “dünyaya bir kere geliyoruz”. Bu yüzden hayattan zevk almaya bakıyorlar.

Z kuşağı (1997-2012?)

sanılan aksine z kuşağı 2000 yılından başlamaz. Tabi ki tamamen ortak kabul görmüş bir konu değildir ama bazı araştırmacılar milenyumdan sonra bu kuşağı başlatmanın daha mantıklı olacağını düşünmüşlerdir. Genel kanı Z kuşağını 1997 yılı ve sonrası olarak kabul ediyor. Bu kuşaklar arasında birkaç yılı ara kalmış olarak görülebilir. Kendinden önceki kuşağın özellikleri taşıyabilmektedir.

Tamamen teknoloji çağı çocukları olarak bilinen z kuşağı hızlı kavrayan ve işini de hızlı yapan bir kuşak. Dünya zevklerine düşkünlüklerinin yanı sıra el göz kulak senkronizasyonu olarak diğer nesillerden üstünler. Araştırmalar bunun sebebini cep telefonu kullanımı ile ilişkilendirmişlerdir. Z kuşağının hayata anlam katmak gibi bir amacı vardır.

Alfa kuşağı (2013? – 2025?)

En az bilgiye sahip olduğumuz kuşak tabi ki alfa kuşağı başlangıç tarihleri bile tartışma konusu Z kuşağının ardından gelecek jenerasyona alfa kuşağı ismi verilmiş ama özellikleri hakkında yorum yapma ihtimalimiz yok. Bu kuşağın üyeleri en fazla 10 yaşında olduğu için jenerasyonlarını etkileyecek sosyal, kültürel ya da ekonomik olay daha yaşanmamış olabilir.

Kuşaklar arasındaki çeşitlilikleri anlatırken asla o kuşaktaki insanları aynı kefeye koyup hepsinin tamamen aynı olduğunu düşünmek doğru olmaz. Aynı kuşaktaki insanlar arasında hayata bakışsal, düşünsel ortak paydalar görülmektedir. Akranlarımız arasında daha iyi iletişim kurmamız daha iyi anlaşmamızın sırrı kuşak ilişkisinden gelmektedir.

Bu kuşakların değişmesinde de önemli bir rol ebeveynleri onlar kendi ebeveynleri gibi davranmıyor, kendi doğruları ile çocuklarını yetiştiriyor. Yetiştirdikleri kişilerde kendi doğrularını yaratıyor ve her kuşağın özellikleri değişiyor. Bunlarla sınırlı değil tabi ki. Çağın teknolojisi sosyal yapısı sorunları bunlarda kuşakları etkileyen önemli faktörler. Nasıl dünya savaşı dönemindeki kuşaklar bundan etkilendiyse pandemi dönemi de yeni kuşağı etkileyecektir. Onlara bazı özellikler katması olasıdır.

Türkiye’de kuşakların oransal dağılımı

Türkiye’de 40 yaş ve altı nüfus yaklaşık 52 milyon. Yaklaşık 2.5 milyon sessiz kuşak varken Z kuşağı nüfusu 19 milyon.

Kuşakların döngüselliği

Şu an da adı konmuş 6 adet kuşak var bunların kendi aralarında bir döngüselliğe sahip olduğunu söyleyen araştırmalar var. Bu teoriye bakarsak her 4 kuşakta bir tekrar edildiği savunulmuştur. Yani sessiz kuşak ile Z kuşağı birbiri ile ilişkilidir. Sessiz kuşak savaş dönemi kuşağı olarak bilinmekte, Z kuşağı ise yeni nesil savaşın kuşağı olarak nitelendiriliyor. Bu döngüye göre bebek patlaması kuşağı ile alfa kuşağı bir sonraki benzeşmeyi oluşturacaktır.

Ana özellikleri ve dönemlerinin koşulları

Kuşakların dönemlerinin ve bazı karakteristik özelliklerini gösteren bu tabloya bakarak daha iyi yorum yapabiliriz. *Alfa kuşağı ile ilgili yeterli veriye sahip olmadığımız için soru işaretli kısımlar bilinmiyor anlamı taşır.

Liderlik stillerindeki değişim oldukça ilginç sesiz kuşakta tamamen kontrol hakimken ardındaki kuşakta yönetmen edasındaki stile evirilerek bir sonraki kuşak ise koordine edici stile geçmiş. Y kuşağı lideri rehber olarak biçimlendirmiş. Şu anın kuşağı olan Z kuşağı ise güçlendirici yani liderlerin arasına yeni bir lider eklenerek oluşan bir düzeni oluşturmuştur. Bu örnek ile gitgide daha yumuşayan ve yatay bir ilişkiye gelen bir stil oluşmuş.

Bu tesadüf değil tabii örneğin Z kuşağını ele alırsak bir başkasının altında çalışmayı tercih etmiyorlar. Kendileri ve gruplar içerisinde eşit bir şekilde ilerlemek istiyorlar. Patron işçi ilişkisi burada kaybolmakta. Bu özelliklerin tesadüf olmadığı aşikâr.

İş hayatında daha olumlu bir yönde gelişim sağlanmış. Her kuşak bazı özelliklerde daha iyiye doğru gelişir. Ama her zaman değil, X kuşağı kişileri gerçekten çok para kazandılar ve sebebi zamanın dinamiği idi. Z kuşağı X kuşağı kadar para kazanamayacak, onlar gibi 20-30 yaşlarında kolay kolay evler arabalar alamayacaklar ama çağın getirdiği bir şey bu. Kuşaklar ilerledikçe her konuda daha olumlu sonuçlar alınmıyor maalesef.

Para demişken kuşakların paraya bakış açılarına derinlemesine bakalım. Baby boomerların bakış açısından taksitle al, borçla al, ama al malın mülkün olsun gibi düşüncelerdir, çünkü sefaletten korkuyorlar. X kuşağı içinse riske gir çalış ne yaparsan yap para biriktir rahat yaşa olarak görülüyor onlardan sonra Y kuşağı düzeni değiştiriyor; kazandığını harca, nasıl olsa miras kalacak biriktirmeye gerek yok. Z kuşağı ise kendine kazan hayatına anlam katmak için harca düşüncesindedir.

Kuşakları anlamak

Bu bakış açılarındaki değişimlerin sebepleri dönemin şartları ve önceki kuşaklara tepki olarak oluşur. Kendi jenerasyonumuz dışındaki kuşakları anlamak için o dönemin koşullarının onlara etkilerini göz önünde bulundurmak gerek. “Ailem beni anlamıyor” bakış açısı çoğu gençte var fakat onlar da ailelerini anlamıyor. Tüm sorunu ebeveynlere atmamak lazım gençler de bilinçlenerek bu kuşaklar arasındaki farklılıkları anlamalı. Aile içinde veya iş hayatında sizden farklı nesillerle karşılaşıldığında onları ötekileştirmek yerine bu bakış açısı farklılığı göz önünde bulundurulduğunda anlaşmak daha kolay olacaktır.

Sonuç olarak kısaca kuşakları anlamak için empati lazım. İletişim problemlerinin çoğu empati yapılmadığından kaynaklanmaktadır. Karşımızdaki kişiyi anlarsak çözüm bulmak oldukça basittir.

Diğer yazılarıma buradan erişebilirsiniz.

Yazar

Çağlar Gözütok

MÜİK hanesinden isminin birincisi Çağlar Gözütok, büyük Marmara üniversitesinin öğrencisi, ejderhaların dayısı, zincirkıran, rektörlerin ve ilk öğrencilerin gerçek prensi, yazarların hükümdarı, diyarın koruyucusu

Yorumlar (4)

  1. Muhammed
    1 Haziran 2021 Cevapla

    Çok beğendim, alfa kuşağının tespitleri çok doğru .)

  2. Sıla
    7 Haziran 2021 Cevapla

    👏👏👏

  3. Çiğdem
    29 Haziran 2021 Cevapla

    Çok açıklayıcı olmuş. Emeğine sağlık görseller, iyi seçilmiş, şema için uğraşmış belli. Devamını bekliyorum ^^

  4. Mustafa
    4 Temmuz 2021 Cevapla

    Yazılarınızı en başından beri takip ediyorum. Bu sene sınava giren biri olarak üniversitelerle ilgili de bir yazı bekliyorum.

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir